Hem Türk basketbol dünyası hem de Avrupa medyası dün akşam Fenerbahçe Beko ve Željko Obradović’in anlaşmalarını sonlandırması haberiyle yankılandı. Geçtiğimiz hafta Željko Obradović ile yapılan görüşmeler sonrası, tecrübeli coachun vereceği kararı bekleyen Fenerbahçe Kulübü tarafından yapılan açıklamada, Obradovic’in önümüzdeki sezon takım çalıştırmama kararını kulübe ilettiği belirtilirken, bu haberler sonrasında Fenerbahçe’deki 7 senelik Željko Obradović dönemi sona erdi.

Željko Obradović - Fenerbahçe Beko
Željko Obradović – Fenerbahçe Beko (Fotoğraf referans: euroleague.net)

Željko Obradović 2013 yazında Fenerbahçe ile anlaştığında, sarı lacivertli ekip son iki sezonu kurulan iddialı kadrolara rağmen, Basketbol Süper Ligi çeyrek finallerinde Beşiktaş ve Karşıyaka’ya elenerek tamamlamış, Turkish Airlines Euroleague’te ise TOP 16’dan öteye gidemeyerek beklentilerin altında kalmıştı. Özellikle son iki sezonda kadro sürekliliği ve takım oyunu anlamında yoğun eleştiriler alan sarı lacivertlilerde Obradovic’in gelişi önemli bir dönüm noktası oldu. Bir nevi hazırlık sezonu niteliğinde geçen 2013-2014 sezonunda Bojan Bogdanovic ve Bo McCalebb önderliğinde iyi bir sezon geçiren sarı lacivertliler, her ne kadar Türkiye Kupası’nda yarı finalde elenip, iyi başladığı Euroleague’te sezon sonunu iyi getiremese de, olaylı bir final serisi sonrası Galatasaray Liv Hospital’a 4-3’lük üstünlük sağlayarak Obradovic ile ilk şampiyonluklarını elde ettiler.

2014-2015 sezonunda Bogdan Bogdanovic ve Jan Vesely’nin takıma katılmalarıyla yavaş yavaş Fenerbahçe’nin efsanevi döneminin altyapısını kurmaya başlayan Obradovic, Basketbol Süper Ligi’nde finalist olamadığı tek sezonda yarı finalde Pınar Karşıyaka’ya elenirken, tarihinde ilk kez Turkish Airlines Euroleague’te Final-Four’a kalarak, Fenerbahçe’nin Efes Pilsen’den sonra Euroleague Final-Four’una yükselen ilk erkek basketbol olma unvanını kazanmasını sağladı.

Euroleague şampiyonluğu sonrası kadrosunu Kostas Sloukas, Luigi Datome, Ekpe Udoh, Nikola Kalinic gibi isimlerle güçlendiren Fenerbahçe, kulüp tarihine geçecek başarıların mimarı olacak kadronun iskeletini kurarken, sarı lacivertliler üst üste üç sezon Basketbol Süper Ligi şampiyonluğunu elde ettiler. 2016’dan 2018’e kadar üç sezon üst üste Turkish Airlines Euroleague’te finale yükselen Fenerbahçe, 2016’da CSKA Moskova karşısında şanssızlıklar ve hakem kararlarının etkisiyle yenilip Avrupa ikinciliğini elde ederken, 2017’de İstanbul’da Olympiacos’u farklı yenerek Türkiye’ye Euroleague şampiyonluğunu getiren ilk erkek kulübü oldu. 2018’de de finalde Real Madrid’e yenilen Fenerbahçe bir kez daha Avrupa şampiyonluğuna çok yaklaşıyordu. 

2018-2019 sezonu Fenerbahçe için talihsizlikler ve sakatlıklarla geçerken, özellikle pota altı rotasyonundaki eksiklikler sarı lacivertlilerin çember altında zayıflamasına ve savunma direncinin düşmesine neden oldu. Buna rağmen, geçen seneler boyunca yaratılan takım kimyası, benimsenmiş sistem ve zaman zaman Obradovic’in şapkadan tavşan çıkarırcasına uyguladığı beş kısalı çözümler sarı lacivertlilerin sezonu Türkiye Kupası’nı kazanarak kapatmasını sağlarken, Basketbol Süper Ligi’nde finalde Anadolu Efes’e yedinci maçta yenilen Fenerbahçe Turkish Airlines Euroleague’te de beşinci kez üst üste Final-Four’a yükselip Avrupa dördüncüsü oldu. 

Geçtiğimiz sezona kadar zor koşullarda bile oldukça önemli başarılar kazanan Obradovic’li Fenerbahçe için 2019-2020 sezonu ise belki de veda sinyallerinin yoğunlaştığı bir sezon oldu. Sezon başındaki yenilenen sözleşmelerdeki soru işaretleri, büyük ümitlerle gelen Nando De Colo’nun uyum problemi ve özellikle savunmada bir türlü yakalanamayan hava Fenerbahçe’nin oldukça problemli bir sezon geçirmesine neden olurken, Obradovic’in de kötü gidişat karşısında hem yer yer tepkisiz kalması, hem de çözüm bulmakta zorlanması tecrübeli coachun geleceğinin sorgulanmasına neden oldu. Her ne kadar geçmişte gelen başarıları oyuncularıyla paylaştığı gibi, bu sezon birçok kez hataları ve başarısızlığını suçunu üstlense de, hiç olmadığı kadar oyuncularını hedef almaya ve basın önünde kötü gidişatı fazlaca dillendirmeye başlayan Obradovic’in Fenerbahçe’si, 2020 başında yavaş yavaş toparlanmaya başlayarak Türkiye Kupası’nı kazansa da, ligler iptal edildiğinde Basketbol Süper Ligi’nde üçüncü, Turkish Airlines Euroleague’te ise sekizinci sırada yer almaktaydı. Fenerbahçe Beko’un 28 maçtaki 13 galibiyetlik performansı Obradovic’in Euroleague kariyerindeki en kötü ikinci performansı olarak da tarihe geçti. 

Fenerbahçe kariyeri boyunca 1 Turkish Airlines Euroleague şampiyonluğu, 4 Basketbol Süper Ligi şampiyonluğu, 3 Türkiye Kupası, 3 de Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonluğu bulunan Zeljko Obradovic son olarak dün önümüzdeki sezon coachluk yapmayacağı kararını vererek Fenerbahçe ile olan birlikteliğine noktayı koydu.  

Fenerbahçe Euroleague şampiyonu
Fenerbahçe Euroleague şampiyonu

Željko Obradović’in Fenerbahçe ve Türk basketboluna kulüp başarıları anlamında büyük katkılarda bulunduğu tartışılmaz bir gerçek. Fenerbahçe’de bütçenin çar çur edildiği sezonlardan, üst üste beş sene Euroleague Final-Four’u oynayan bir takım yaratmak kolay bir iş değil kesinlikle. Fakat tecrübeli hoca çalıştığı sezonlarda birçok alanda da eleştirilerin odağı oldu. Oyuncularla maç sırasında olan iletişimi, Türk oyunculara fazla yer vermemesi, modern basketbolun uzağında bir sistemle oynaması gibi eleştiriler Obradovic’in Türkiye macerasında birçok kez karşısına çıktı. Bu eleştirilerin tamamını saygıyla karşılamakta ve kişiden kişiye değişebilecek yorumlar olduğunu düşünmekle birlikte, beni en çok ilgilendiren kısmın oyuncu yetiştirmek ve genç Türk oyuncuları kullanmaya yönelik olan eleştiriler olduğunu belirtmek isterim:

Željko Obradović’in Fenerbahçe kariyerine baktığımızda Metecan Birsen, Kenan Sipahi, Berk Uğurlu, Egehan Arna, Ömer Faruk Yurtseven, Efe Ergi Tırpancı gibi oyuncuların tecrübeli coach ile birlikte çalışma fırsatı bulduğunu; fakat bu isimlerden hiçbirinin Fenerbahçe formasıyla beklenen rolü oynayamadığını, yabancıların gölgesinde kaldığını görüyoruz (yanlış anlaşılmasın süre almaktan değil, takımın yapısından düzenli rol almaktan bahsediyorum). Öyle ki Milli Takımımızın as oyuncularından Melih Mahmutoğlu ve Sinan Güler’in aldığı süreler de ortada. “Oyuncuya süreyi coach vermez, oyuncu süreyi kendi kazanır” görüşüne kesinlikle katılmakla birlikte, sezon boyunca beraber çalıştığı genç oyuncuların seviye atlayamaması ise tecrübeli coachun Fenerbahçe kariyeri boyunca hanesine yazılacak en olumsuz detaydır herhalde. Özellikle Metecan Birsen ve Berk Uğurlu’nun sonraki yıllardaki çıkışlarını düşündüğümüzde bu görüş biraz daha kuvvetlenmekte…

Modern basketbol ya da değil, Türk oyuncularla ya da değil, argo ve agresif bir dille ya da değil… Sonuç olarak Željko Obradović Fenerbahçe baketbol takımına yedi sezon içinde büyük başarılar kazandırarak ülkemizden ayrıldı. Türk Milli Takımı için olmasa da, Türk kulüp basketbolu için önemli katkıları oldu. Bu katkılardan dolayı kendisine teşekkür eder, önümüzdeki sene sakin, huzurlu bir dinlenme dönemi geçirmesini dileriz. Ligimizde onu çok özleyeceğiz. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here