NBA’in 31 Temmuz’daki geri dönüşünü sabırsızlıkla beklerken, takımların Play-Off ve şampiyonluk şanslarıyla ilgili yazılarımızı da zaman zaman sizlerle paylaşıyoruz. Bugün masaya yatırdığımız takım ise Sacramento Kings ve NBA Batı Konferansı’ndaki sekizinci Play-Off biletine olan uzaklığı. NBA’de COVID-19 arası öncesi puan durumuna baktığımızda (bknz: NBA Puan Durumu) Batı Konferansı’nın sekizinci sırasında Memphis Grizzlies’ın bulunduğunu (32 galibiyet – 33 mağlubiyet) görüyoruz. Sacramento Kings ise bu sıralamada dokuzuncu Portland Trail Blazers ve onuncu New Orleans Pelicans’ın ardından on birinci olarak yer almakta ve 28 galibiyet – 36 mağlubiyet ile Grizzlies’ın 3.5 galibiyet gerisinde yer alıyor. Peki Sacramento Kings’i 3.5 maçlık dezavantajı ve aradaki iki takıma rağmen bu sekiz maçlık süreçte Memphis Grizzlies’ın en ciddi rakibi olarak görmemizdeki nedenler neler?

Sacramento Kings - Bogdan Bogdanovic
Sacramento Kings – Bogdan Bogdanovic

Öncelikle COVID-19 arası öncesine geri dönelim. Son 10 maçında sadece dört galibiyet alabilmiş bir Memphis Grizzlies ve onun aksine formu yükselmiş ve 7 galibiyet elde etmiş bir Sacramento Kings görüyoruz. Tabiki aradan geçen dört ayda performans ve yakalanan momentumun korunmasını beklemek çok gerçekçi olmaz; fakat Kings’te yılın başında sakatlanan Marvin Bagley‘in de bu aradan büyük olasılıkla sağlıklı döneceğini düşündüğümüzde, kaldığı yerden devam edecek bir Sacramento Kings fark yaratacaktır demek mümkün.

De’Aaron Fox ve Buddy Hield‘ın önderliğindeki bir Sacramento Kings’te üçüncü bir istikrarlı skorerin olması ise bu senaryodaki kritik nokta olacak şüphesiz ki. Savunma anlamında çok eleştirilen; fakat pandemi arası öncesi son 10 maçta NBA’in en iyi 11. savunma performansına sahip olan Sacramento Kings’te, bu performansın kalıcılığı soru işareti olsa da, eski dost Bogdan Bogdanovic ya da Harrison Barnes‘tan biri ya da ikisinin çıtayı yükseltmesi durumunda 8 maçlık sürecin en iyi takımlarından biri olabilmeleri olası. Bu arada Nemanja Bjelica ve Bogdan Bogdanovic üzerindeki takas dedikoduları ve Bogdanovic’in kontrat sezonunu bir üst seviyede kapatmak isteyecek olması da Avrupalıların performanslarının artacağı yönünde bir izlenime kapılmamızı sağlıyor.

Son olarak da takımların fikstürlerine baktığımızda Memphis Grizzlies’ın ilk iki maçı olan Portland Trail Blazers ve San Antonio Spurs maçları ardından oldukça zorlu bir fikstüre gireceğini görüyoruz. Her ne kadar Play-Off’u garantilemiş olsalar da, saha avantajını elde edebilmek adına galibiyet için oynayacak olan güçlü takımları karşısında bulacak olan Grizzlies bu dönemde sınırlı galibiyet sayısında kalacaktır. Aynı dönemde Sacramento Kings’in ise şampiyonluk favorisi diyebileceğimiz takımların karşısına çıkmayacağı (belki Rockets ve Lakers bu takımlar arasında değerlendirilebilir) ve görece daha kolay bir fikstürü olacağı düşünüldüğünde, Memphis Grizzlies’tan ve de diğer rakiplerinden daha fazla galibiyet almaları gayet olası gözüküyor. Bana kalırsa bu süreçte Sacramento Kings için en kritik maçlar iki kez karşılaşacakları ve şu an 1 galibiyet önlerinde bulunan Zion Williamson‘lu New Orleans Pelicans ile oynayacağı iki maç olacak. Tüm bunları dikkate aldığımızda, NBA’de normal sezonun kalan sekiz maçı sonunda sürpriz potansiyeli en yüksek olan takım olarak Sacramento Kings‘i ön planda tutmaktayım. Zira Batı Konferansı’nda 8. ya da 9. sırayı alacak bir Kings’in sakatlık problemi yaşamadığı takdirde Play-In serisinde de Memphis Grizzlies ya da New Orleans Pelicans karşısında kazanan taraf olması daha kuvvetli ihtimal gibi duruyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here