1951 Avrupa Şampiyonası, bir önceki şampiyon olan Mısır’ın kendi ülkesinde şampiyon olması ve üst üste iki kez ev sahibi olamama kuralı nedeniyle 1949’un ikincisi Fransa’da düzenlendi. O yıllarda Avrupa Şampiyonası elemeleri gibi bir sistemin olmaması ve başvuran tüm takımların katılabilmesi nedeniyle Paris tam 18 takımın katıldığı o güne kadarki en geniş katılımlı turnuvaya ev sahipliği yaptı. Katılan ülkeler arasında ilk kez Avrupa Şampiyonası tecrübesi yaşayacak olan Danimarka, İskoçya ve İkinci Dünya Savaşı sonrası ayağa kalkmaya çalışan Batı Almanya da vardı. En çok merak edilen ekip ise hiç kuşkusuz 1947’deki ezici şampiyonluğu sonrası Mısır’a gidemeyen ve Fransa’da tekrar parkeye geri dönen Sovyetler Birliği idi. Sovyetler Birliği Paris’e şüphesiz ki turnuvanın açık ara favorisi olarak gelmişti. 

Eurobasket 1951 Paris
Eurobasket 1951 Paris

Karşılaşmalar ünlü Parc des Princes’in hemen yanında bulunan 12000 kişilik Vel d’Hiver velodromunda yapıldı. İlk turda 18 takım 4 gruba ayrıldı ve gruplarında ilk iki sırayı alan ekipler çeyrek finalist oldular. Grup maçlarında Soveyetler Birliği dört maçta tam +195 averaj elde ederken, aynı grupta ikinci sırada yer alan Milli Takımımız’ın aldığı 24 sayılık yenilgi, bu averajın yanında başarı sayılabilecek düzeydeydi. İlk tur gruplarında alınan ilginç skorlara baktığımızda ise Sovyetler Birliği’nin çaylak Danimarka karşısında aldığı 109-13 ve Çekoslovakya’nın yine bir diğer çaylak İskoçya karşısında aldığı 103-18’lik galibiyetleri görmekteyiz. 

Gruplardan çıkan sekiz takım, dörtlü iki grup halinde yarı final mücadeleleri yaptılar. Milli takımımız Fransa, Bulgaristan ve Belçika’yla aynı grupta yer aldı. Belçika’yı 38-32, Fransa’yı ise uzatmada 42-40 yenen Türkiye, Bulgaristan’a 52-45 yenilince üçlü averajla grubu üçüncü sırada tamamladı ve klasifikasyona kaldı. Gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar yarı finalist olurlarken, yarı finallerde Çekoslovakya Fransa’yı 59-50; Sovyetler Birliği ise Bulgaristan’ı 72-54 mağlup etti. Üçüncülük maçını 55-52 kazanan Fransa kendi evinde bronz madalya kazanırken, Sovyetler Birliği ve Çekoslovakya arasında oynanan final maçı inanılmaz bir çekişmeye sahne oldu. Artık günümüzde farklı isimlerde ve birden fazla devletler halinde varlığını sürdüren bu iki ülkenin mücadelesinde grup maçlarında farklı yenilgi alan Çekler bu sefer kolay pes etmemeye kararlıydılar. Devresi 19-19 biten maçta ev sahibi taraftarın da desteğini arkasına alan Çekoslovakya son ana kadar Sovyetler’e dirense de 44-44 girilen son birkaç saniyede çalınan faul düdüğü ve 17 sayıyla maçın en skoreri olan Stiapas Butautas’ın serbest atışı sonrası sahadan galip ayrılan taraf 45-44 ile Sovyetler Birliği oldu. Butautas’ın atış sırasında çizgiye basıp basmadığı önce iki hakem arasında, sonra da izleyenler arasında uzun süre tartışma konusu olurken, günümüzdeki gibi kameradan izleme teknolojisinin o zamanlar bulunmaması hakem kararını ve Sovyetler Birliği’nin şampiyonluğunu geçerli kıldı. Karar sonrası Çek takımı ve onu destekleyen Fransız taraftarların tepkisi hakemlerin soyunma odasına kaçmasına neden olurken, bu tartışmalı kararlara neden olan hakemin bir Türk olmasını (İzzettin Somer) da belirtmeden geçmeyelim. İzzettin Somer böylece Avrupa şampiyonası finali yöneten ilk Türk hakem olarak tarihe geçti. 

Sovyetler Birliği hegamonyasında geçecek uzun bir sürecin başlangıcı sayılabilecek 1951 Avrupa Şampiyonası’nda MVP aynı zamanda 17.1 sayı ortalamasıyla sayı kralı da olan Çek Ivan Mrazek oldu. (Yine kayıtların yetersizliği, bazı kaynaklarda Fin Raimo Lindholm’ün 18.2 sayı ortalamasıyla sayı kralı olduğunu öne sürmesiyle belirsizliğe neden olmaktadır) Türkiye ise yarı final grubunu üçüncü bitirdikten sonra oynadığı sıralama maçlarında önce Yunanistan’ı 42-36 yenerken, beşincilik maçında İtalya’ya 43-28 yenilerek Avrupa altıncısı oldu. 

Diğer Avrupa Şampiyonası yazıları arşivine ulaşmak için tıklayınız

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here