Türk basketbol liglerinde oynayan basketbolcular arasında 22 numaralı formayı giyen birçok etkili isim olmuştur; fakat bana “basketbolu bırakan isimler arasından hangi 22 numarayı takımında görmek isterdin” diye sorsalar, aklıma gelen ilk isim Jamon Gordon olurdu. Okyanus aşırı basketbol kariyerine Türkiye’de başlayan, kariyerinin önemli bir bölümünü ise Basketbol Süper Ligi’nde geçiren Jamon Gordon, disiplini, istikrarı, çalışkanlığı ve yeteneği ile çok özel bir basketbolcu olarak hatıralarda kalmıştır.

Jamon Lucas Gordon - Anadolu Efes
Jamon Lucas Gordon – Anadolu Efes (foto referans: www.anadoluefessk.org)

2007 NBA Draftı’nda seçilememesi ve Yaz Ligi’ndeki hayal kırıklığı sonrası bavulunu alıp Antalya’ya gelen Jamon Gordon, Avrupa’daki ilk sezonunu Antalya Büyükşehir Belediyesi‘nde geçirmiş, çok yönlü basketboluyla dikkat çekse de, ilk BSL tecrübesi Avrupa’ya alışma sezonu olmaktan öteye gitmemiştir. Almanya, Adriyatik ve Yunanistan Ligi tecrübeleriyle her geçen sezon kendini daha da geliştiren Gordon, sonunda Olympiacos‘a transfer olmuş; ertesi sezon da Galatasaray formasıyla kariyerinin başladığı lig olan Basketbol Süper Ligi’ne geri dönmüştür. Türkiye’de bir sezon Galatasaray, iki sezon Anadolu Efes, iki sezon da Darüşşafaka‘da forma giyen Jamon Gordon, istikrarlı skor üretimi, zor zamanlarda topu isteyip inisiyatif alabilmesi, el yakan topları kullanmaktan çekinmemesi, savunması ve ribauntlara olan katkısıyla bu kez lige damgasını vuran oyuncular arasında yer almıştır.

1984 doğumlu Jamon Gordon Galatasaray yıllarında, basketbolu sadece hücum olarak gören bir kısım tarafından istikrarsız bir gard olarak nitelendirilse de, ilerleyen yıllarda Anadolu Efes’te üstlendiği görev, savunmadaki çalışkanlığı ve rakibin en etkili isimlerini kilitlemesi sayesinde hakkettiği takdiri almaya başlamıştır. Galatasaray formasıyla Olympiacos’a karşı uzatmada elde edilen galibiyetteki performansı , bir sezon sonra bu kez Anadolu Efes formasıyla Euroleague Play-Off’unda yine Olympiacos’a karşı 3. ve 4. maçlardaki maç kazandıran performansları (74-73’lik 4.maçın son 20 saniyesini aşağıda beraber izleyelim) Gordon’un unutulmazları arasındadır. Jamon Gordon’un Euroleague’teki en yüksek verimliliği ise Darüşşafaka formasıyla yine bir Yunan takımı Panathinaikos’a karşı olup, bu kez son saniyedeki üç sayı denemesi bloklanınca Daçka’nın 79-82’lik mağlubiyetine engel olamamıştır.

Jamon Gordon bir röportajda, savunmadaki başarısı ve çalışkanlığında anneannesinin etkisinin çok büyük olduğunu belirtmiş, onun mükemmeliyetçiliği ve hatayı kabullenememesi nedeniyle hata yapmaktan korka korka bu noktaya geldiğini belirtmiştir. Aynı röportajda gülerek, anneannesini çok sevse de, yaptığı hatalara çok kızdığı için maçlarını izlemesini istemediğini söylemiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here