NBA’de Batı Konferansı takımlarından Phoenix Suns eski günlerini mumla arıyor. Son olarak 2010’da Play-Off yapabilen ve o yıl konferans finalinde Los Angeles Lakers’a yenilen Suns, takip eden sezonlarda konferansında ilk sekize girme başarısını yakalayamadı. Özellikle 2005-2007 arasında skorer oyunuyla dikkat çeken ve sahada izlettirdikleri hızlı basketbollarıyla taraflı tarafsız tüm basketbolseverlerin sevgisini kazanan Suns’ın 15 yıl sonra geldiği nokta ise cidden düşündürücü. Bu düşünceler arasında biz de yüzyılın ikinci on yılını geride bıraktığımız şu günlerde NBA’in en dikkat çekici takımına geri dönüp küçük bir nostalji yapalım dedik.

2004-2005 Phoenix Suns kadrosu
2004-2005 Phoenix Suns kadrosu

Kabus gibi geçen bir 2003-2004 sezonu sonrası, yaz aylarında Stephon Marbury ve Anfernee Hardaway’in takımdan ayrılıp yerlerine Steve NashQuentin Richardson ikilisinin gelmesi Phoenix Suns’a apayrı bir hava katmıştı. Nash kariyerinin başladığı takımın dümenine geçip, Leandro Barbosa, Joe Johnson, Quentin Richardson, Amare Stoudemire gibi gençler ve Shawn Marion gibi bir atletik gücü bulunan takımı 29-53 ile kapattıkları sezon sonrası 62-20 gibi inanılması güç bir galibiyet yüzdesine ulaştırmış, Suns’ı taraflı tarafsız herkesin ilgi odağı yapmıştı. Her ne kadar dar rotasyon ve savunmayı ikinci plana atan oyun tarzı onları Play-Off’larda en fazla Batı Konferansı Finali’ne kadar taşısa da, bu durum efsanevi sezonun tarihe geçmesine bir engel teşkil etmedi. (sezonun detaylı istatistikleri için referans link)

Peki 2004-2005 sonrası kadroda isimlere neler oldu? Kısa kısa isimlerin üzerinden geçecek olursak; Takımın lideri Steve Nash, hem 2004-2005 hem de 2005-2006 sezonlarında sezon MVP ödülünü kazanırken, 6 kez All-Star kadrosuna seçildi. 2012 sonrası kariyerini Los Angeles Lakers formasıyla devam ettiren ve 2015’te aktif basketbol hayatına noktayı koyan Nash, Suns tarihinde en fazla asist yapan, 3 sayı atan, en iyi serbest atış yüzdesine sahip olan oyuncu olarak tarihe geçti. Nash şimdilerde ise Warriors’un oyuncu geliştirme danışmanı olarak kariyerine devam etmekte.

2016 yazında emekliliğini açıklayan, sonrasında ise sürpriz bir kararla Avrupa basketboluna dönen Amare Stoudemire 2004-2005 sezonunda kariyerinin henüz üçüncü sezonunu geçiriyordu. 2003’te Yılın Çaylağı ödülünü kazanan Amare, efsanevi sezonda Suns’un pota altındaki en büyük gücü olma yanında aynı zamanda en skorer de ismiydi. 2010’a kadar Suns forması giyen Amare, sonrasında Knicks, Mavericks ve Heat formalarını terletmiş, 2016 yazında ise Knicks ile göstermelik bir anlaşma imzalayarak Knicks formasıyla emekliliğini açıklamıştı. Amare sonrasında İsrail’de Hapoel Jerusalem formasıyla tekrar basketbola dönerken, son olarak da bu sezon başında Maccabi Tel Aviv forması giymeye başladı. 

2004-2005 kadrosunun atletik gücü Shawn Marion fiziksel dezavantajına rağmen takımın ribaunt gücü ve en dirençli ismi olarak dikkat çekmekteydi. Savunmada top çalma ve bloklarıyla da dikkat çeken Marion, o sezon ribaunt ve top çalma istatistiklerinde ligin ilk beşine girip David Robinson’dan beri bu başarıyı elde eden ilk isim olmuştu. 2008’e kadar Suns forması giyen Marion, sonrasında 1’er sezon Heat ve Raptors, 4.5 sezon bir kez de şampiyonluk yaşadığı Mavericks ve son olarak da 2014-15 sezonunda Cavaliers forması giymişti. Cavaliers’ta bench warmer olmaktan öteye gidemeyen Marion aynı sezon aktif basketbol kariyerine son vermişti.

Efsanevi sezonun en iyi dış şutörü Joe Johnson ise sezonu 17 sayı ve %48 üç sayı yüzdesiyle tamamlayıp maç başına 39.5 dakika ile en fazla süre alan isim olarak takımın önemli bir parçası olduğunu kanıtlamıştı. Johnson o sezon takımdan ayrılıp Hawks’a geçmiş 2012’ye kadar Hawks’ta ter döktükten sonra Nets, Heat formaları giymişti. Johnson bu sezon başında da Detroit Pistons ile anlaşma imzalamasına rağmen, sezon başında serbest bırakılmış ve NBA kariyerine son vermişti.

Takımın bir diğer skoreri Quentin Richardson ise sezon boyunca attığı 226 isabetli üçlükle Kyle Korver ile birlikte bu alanda ligin zirvesinde yer almış, All-Star haftasonunda ise 3 sayı şampiyonu olmuştu. Play-Off’larda Spurs’e karşı yaşanan pota altı zafiyeti sonrası, ertesi sezon Kurt Thomas takası sırasında Knicks’e transfer olan Richardson, Suns’daki performansına kariyerinin kalanında ulaşamazken, her geçen yıl düşüş yaşadığı kariyerinde sırasıyla Heat, Magic ve son olarak da yeniden Knicks forması giyerek 2013 yazında emekli oldu. Emeklilik sonrası kariyerine saha kenarında devam eden Quentin Richardson, Oyuncu geliştirme direktörü olarak Detroit Pistons teknik ekibinde yer aldı.

Bench’e göz attığımızda sezon ortasında takıma katılan Jim Jackson‘ın kenardan gelerek verdiği 8.8 sayı ve %45’lik 3 sayı yüdesi katkısı dikkat çekerken, veteran guard’ın 2006’da emekli olduğunda tam 12 NBA takımında forma giyerek bir NBA rekoruna imza attığını görüyoruz.

2005 Suns benchinin bir başka önemli ismi Leandro Barbosa ise kenardan gelip önemli katkılar yaptığı sezonun ardından, performansını giderek artırarak 2010 sonuna kadar Suns’a önemli katkılarda bulundu. 2007 En iyi altıncı Adam Ödülü’ne layık görülen Barbosa, kariyerini Raptors, Pacers, Celtics ve bir kez şampiyonluk yaşadığı Warriors formalarıyla sürdürürken, 2016 yazında tekrar Phoenix Suns ile anlaşmaya vardı ve 2016-2017 sezonun sonunda Suns formasıyla NBA kariyerine son verdi. Sonrasında ülkesi Brezilya’da basketbol kariyerine devam eden Barbosa son olarak 2019 World Cup’ta Brezilya Milli Takımı formasıyla Dünya 13.lüğü elde etti. 

Başrol oyuncularını bu şekilde geçtikten sonra biraz da figüranlara göz atacak olursak, Steven Hunter‘ın Suns’ta geçen tek sezonu sonrası NBA’de 76ers, Nuggets ve Grizzlies formaları giydiğini, aktif basketbolu ise İtalya’da Siena forması altında bıraktığını gözüyoruz. Hunter 2014’te Suns’ın basketbol elçisi olarak saha dışı görev de almaya başladı. Sırp oyuncu Zarko Cabarkapa sırtındaki sakatlık nedeniyle sadece 3 maç forma giydiği sezon sonrası tam anlamıyla sağlığına kavuşamazken, birkaç geri dönüş gayreti de olumlu sonuç vermedi.

Yakından tanıdığımız isimlerden Maciej Lampe, 2005 sonrasındaki NBA kariyeri çok parlak geçmese de Rusya, İspanya ve Türkiye’de çeşitli takımlarda forma giyen Polonyalı pivot, Avrupa’da oldukça başarılı oldu. 2015-2016 sezonunu ülkemizde Beşiktaş Sompo Japan’da geçiren Lampe sezonu 12.9 sayı – 7 ribaunt ortalamalarıyla tamamlarken, kariyerinin kalanını ise Çin’de CBA Ligi’nde geçirdi. 

Detay vereceğimiz son isim ise Jackson Vroman olacak. Fakat bunun nedeni biraz farklı. Lübnan asıllı Vroman çaylak sezonunda Suns formasıyla sadece 10 maç forma giyse de, tarihi bir sezonun parçası olarak adını tarihe yazdırmayı başardı. NBA kariyeri de sadece 2 sezon süren Vroman sonrasında Avrupa ve Asya’da çeşitli takımlarda forma giyip 2014’te aktif basketbolu bırakırken, ne yazık ki 29 Haziran 2015’te evinin havuzuna düşüp boğularak aramızdan ayrıldı.

Bu isimler dışında Casey Jacobsen, Walter McCarty, Bo Outlaw, Yuta Tabuse, Jake Voskuhl da 2004-2005 sezonunda Phoenix Suns forması giydiler. Phoenix Suns tarihi bu sezonu gururla yazdı. Her ne kadar pota altı zafiyeti Play-Off’lara daha NBA Finali görmeden veda etmelerine neden olsa da, biz 2004-2005’te uykusuz kalıp izlediğimiz maçlarını zevkle hatırlayacağız. Belki de Golden State basketbolunun bir on-yıl önceki ısınma turları olan bu basketbolu tekrar yaşamak izlemek dileğiyle.

1 YORUM

  1. Phoenix Suns 2004-2005 kadrosu, 7 kişilik müthiş bir rotasyonu olan; fakat savunma ve gerçek bir uzunu olmayan ilginç bir kadroydu. Mike D’Antoni bugün Rockets’ı nasıl oynatmaya çalışıyorsa, o gün de Suns’ı o şekilde oynatmaya çalışıyordu. Aslında oynanan kumar oldukça iyi tuttu; fakat dar rotasyon ve sıfır savunma Play-off’larda iş yapmadı. Yine de bir dönem daha güzel basketbollarıyla hatırlanacaklar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here